Bugün 1 Kasım 2020, Pazar
DÜN VARDIN,BUGÜN YOKSUN! MEKÂNIN CENNET OLSUN!...
Haber Tarihi :02.07.2020
Saz çalar,  şiir yazardı. 10 parmağında 10 marifet bir insandı

Yusufeli Haber:    

İnsanoğlu, doğar, yaşar, büyür ve ölür.  Bu her canlı için geçerli yaşam kuralıdır. İnsanoğlu, öleceğini bile bile yaşayan tek canlıdır. Sadece hangi yıl, nerede, nasıl öleceğini bilmez. Ve insanoğlu için her ölüm erkendir. 100 yaşında vefat eden bir insan bile gerçekte 25 yıl ya yaşamış, ya yaşayamamıştır.  100 yılın yarısı uykudur, gecedir. Kalan 50’nin yarısı çocukluk, gençlik evresidir. Kalan çeyrek asır sizin bakiyenizdir. O halde ne kadar uzun yaşadığınızdan ziyade nasıl yaşadığınız, kısa yaşam içine neler sığdırdığınız önemlidir. Ben yarım asırlık bir ömrü tükettim. 50 yaşına kadar ne yaşadın? Ne yaptın diye sorduğunuzda neredeyse hiç cevabı verebileceğim bir yaşam benimkisi.  Ve benim gibi 10 milyonlarca insan var aslında aynı durumda olan. Bu insanlar hiç doğmamış gibi göçüp gider, kimse farkına varmaz!. Ancak bazı meslekler var, hayatınızı kayıt altına alır. Mesela gazetecilik. Gazeteciler her zaman dikkate alınan kişilerdir.  Mesela dünyada kaç gazeteci hapistedir diye sürekli veri tutulur. Oysa dünyada milyonlarca insan hapiste yatmaktadır.  Gazeteciliğin böyle bir yanı vardır. Gazetecilik aynı zamanda dürüstlük ve ahlakı da gerektirir. Doğruyu, objektif bir şekilde halka anlatmak her yiğidin harcı değildir.  Gazeteci Cevdet Ağduman, böyle bir gazeteciydi. Dürüsttü. Arkadaşlarına karşı saygılı, sevgi dolu ve samimiydi.  Gazetesini ve gazeteciliği çok önemserdi.  Çeyrek asra yakın gazetecilik yaptı. Eğer ömrü vefa etse bu yıl Yusufeli Haber Çoruh’un Sesi gazetesi 20. Yılını kutlayacaktı. Olmadı. Cevdet Ağduman ağabeyimiz ile en son Yusufeli Yokuşlu Köyü’nde Çeltik Tarımı ile ilgili haberde beraberdik. Ayhan Kaleli ağabeyimiz çeltik ekimi için bizi davet etti. Cevdet Ağduman’a da haber vermiş. Cevdet Ağabey, tabii ki gelirim. Benim boş günüm Salı. Ona göre ayarlarsanız sevinirim der.  Tarih ona göre ayarlanır.  Ben ve Hakan Aydın sabah 06.00’da yola çıktık. 07:30 civarında Yusufeli’ne vardığımızda ben kendisini aradım.  Bana; “Ya akşam çok hastalandım, gece 03:00’te hastaneye gittim, serum taktılar, eve geldim, şimdi eşimle birlikte kahvaltı ediyoruz, isterseniz siz de gelin birlikte kahvaltı yapalım”. Dedi. Biz, “abi sen rahatsız isen gelme, biz yolumuza devam edelim. Geçmiş olsun, kendine iyi bak, haberi yapar sana atarız, zahmet etme”. Dedik, yola devam ettik. Bizden yaklaşık 1 saat sonra kendi aracıyla geldi. Ayhan Bey,  karşıladı. Merhabalaştık, Abi gelmeseydin, istirahat etseydin dedik, bize cevabı şöyle oldu; “Bugün buraya gelme tarihini bir anlamda ben istedim. Gelmesem Ayhan Beye, size ayıp olacaktı. Burada bulunmak istedim. Yavaş yavaş size ayak uydururum dedi. Haber çekiminde bizimle birlikte tüm sahayı dolaştı. Elinde malzeme çantası, boynunda fotoğraf makinesiyle çalıştı. Yaklaşık 3 saat birlikte çalıştık. Sonra birlikte yemek yedik. Sofrada sohbet ettik. Yaklaşık 7-8 dakikalık bir konuşma yaptı. Yusufeli ile ilgili, ülke meselesi, üretim  ve gelecek üzerine sözlerini sıraladı ve o güzel şiiriyle  “Gitti Yusufeli Gelmez ki geri” DİYEREK!. Ardından ben konuştum. 5-6 dakikalık konuşma yaptım. Ayhan Abi konuştu. Bu kayıtlar gazeteci Hakan Aydın’da bulunuyor. Daha sonra biz, İspir üzerinden Ovit-Rize hattından Artvin’e dönme fikrimiz oluştu. Cevdet Ağabey Yusufeli’ne, biz İspir istikametine doğru vedalaşarak ayrıldık. Epey bir yol aldık. Hava bozmaya başlayınca yol güvenliği nedeniyle geri döndük. Geriye döndükten bir süre sonra gökyüzünde yıldırımlar, şimşekler çakmaya başladı. Yusufeli’ne indiğimizde Cevdet Abiye uğrayalım, görelim dedik. Ancak hava daha da bozmaya başlayınca uğramadan gidelim dedik ve ayrıldık. Aradan 5 gün geçti. Cevdet ağabey, Artvin Devlet Hastanesi’ne geldi.  Öztürkler Lokantasında yemek yemeye gelmiş, Beni aradı, Hatice Nur Ersöz ve Cevdet Beyin halasının oğluyla birlikte yemek yedik, çay içtik. 3 haftalığına gazete çıkaramayacağını bunun için dilekçe verdiğini, ondan sonraki süreçte yardım istedi. Ben, “Abi dost kara günde belli olur, Böylesi bir günde bunu senin demen bizim ayıbımız oldu. Ne demek, yeter ki sen tedavi ol ve sağ- salim dön.” Dedim. Çok duygulandı. “Eyvallah, kardeşim benim. Bunu söylemen bile beni o kadar çok mutlu etti ki. Sağ olasın.”dedi. Hatice Abla Yusufeli’ne bir tane engelli aracını onun isteği üzerine verdi. Yusufeli’de bir engelli ailesine götürdü. O sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda iyilik insanıydı.  Kaçkar TV’nin temsilciliğini yaptı,  Yusufeli’ni, Artvin’i, memleketi, insanlarımızı tanıttı Kültürümüze, sanatımıza katkı sundu. Saz çalar,  şiir yazardı. 10 parmağında 10 marifet bir insandı. “Yusufeli Şiiri klasikler arasında yer alabilecek muhteşemliktedir.  Şiiri gazetesini kurduğu 2000 yılında yazmış. Yusufeli’nin yok oluşunu yeni yerine taşınışını, 7 kez el değişmesini anlatır aslında. Ve yeni mezarlık alanında ilk mezar onun oldu. Diyorum ki, Gitti Cevdet abim, gelmez ki geri…Meslek aşkı vardı ta derinlerde,daha dün buradaydı, şimdi nerede?Ayak izi vardır, köyde, her yerde.Gitti Cevdet Abim gelmez ki geri…..58 yıllık bir ömre çok şey sığdırdı Cevdet Ağabey. Çok hasta iken bile kalkıp habere geldi. O haberi manşetten verdi, hasta hasta bir de kendisi bastı. Meslek aşkı budur. Allah rahmet etsin. Ruhun şad mekanın cennet olsun gazeteci, güzel  insan,  Cevdet  Ağduman abimm..

Sami Özçelik

Artvin Faal Gazeteciler Derneği Başkan Yardımcısı

Türkiye Yerel Gazeteciler derneği Artvin İl Temsilcisi,

 08 Haber, Yolcu haber net,temsilcisi Atabarı dergisi Artvin temsilcisi

Bu haber 655 kez okundu.

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Reklam
Hava Durumu
Artvin
20.5 °C
Sisli
Yazarlarımız
Reklam
Piyasalar
  • BIST100 1.112 -1,30%
  • DOLAR 8,3407 0,63%
  • EURO 9,6699 -0,11%
  • ALTIN 504,95 1,52%
2013
Yusufeli Haber Ajansı
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır!
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal
ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı
olup izinsiz alınıp kullanılamaz!